Dostluk ve Barış Ödülü
MUSTAFA TİMİSİ
Mustafa Timisi, 1 Mayıs 1936 yılında Sivas’ın Divriği ilçesinde doğdu. Timisi köyündendir.
İlk ve ortaokulu Divriği’de okudu; liseyi Ankara’da bitirdi.
Ankara İktisadi Ticari İlimler Akademisi’nden mezun oldu, serbest muhasebeci, mali müşavir ve Bayındırlık Bakanlığı Müfettişi olarak çalıştı.
1969 yılında müfettişlik görevinden istifa ederek Birlik Partisi’ne (BP) katıldı ve 2. Genel Kurultayda genel başkan seçildi.
1969 ve 1973 yıllarında 2 dönem Sivas milletvekili seçildi.
1980 askeri darbesine kadar TBP genel başkanlığını sürdürdü. Daha sonra Erdal İnönü’nün davetiyle Türkiye Birlik Partililerle birlikte Sosyal Demokrasi Partisi’ne (SODEP) katıldı.

1987 yılında İstanbul 3. Bölgede kayıtlı üyelerle yapılan ön seçimde 1. Sıradan Sosyal Demokrat Halkçı Partiden milletvekili seçildi.
1993 yılında yeniden SHP yönetiminde görev aldı, genel başkan yardımcılığı görevini üstlendi. SHP ile CHP’nin birleşmesinin ardından Deniz Baykal’ın başkanlığında genel başkan yardımcısı görevini üstlendi.
2001 yılında kendi arzusuyla aktif siyasi hayattan çekildi.
Mustafa Timisi Türkiye İş Bankası’nda CHP’yi temsilen Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundu.
İstanbul Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi olarak görev yaptı.
Mustafa Timisi’nin siyasal yaşamı, Türkiye’nin çok partili demokrasi tarihinin önemli dönemeçleriyle iç içe geçmiştir. Akademi yıllarından itibaren, Alevilerin kimlik, demokratik ve kültürel taleplerinin Türkiye gündemine getirilmesinde, başta Türkiye Birlik Partisi Genel Başkanı olarak daha sonra, SHP ve CHP’de, hem mecliste hem hayatın içinde aktif rol oynadı.
Siyasal yaşamı yalnızca üstlendiği görevlerle değil, demokrasi, laiklik, insan hakları ve Alevi toplumunun eşit yurttaşlık mücadelesi adına gösterdiği ilkesel duruş ve cesur girişimlerle de hafızalarda yer etti.
Bu duruşun en dikkat çekici örneklerinden bazıları şunlardır: Diyanet İşleri Başkanlığının demokratik ve laik bir Cumhuriyette konumunu tartışmaya açtı. Bir grup üniversiteli arkadaşıyla birlikte dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel ile görüşerek, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın kapatılmasının yanlışlığını ve açılmasının gerekliliğini gündeme taşıdı ve bu sorunun çözülmesinde hükümet nezdinde girişimde bulunulmasını istedi. Bunun üzerine İsmet Paşa hükümeti Dergâhı müze statüsüne getirerek, 16 Ağustos 1964’te resmen açılmasını sağladı. Mustafa Timisi bu açılışta bulunarak o günün sevinç ve coşkusunu bizzat yaşadı.
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamına ilişkin oylamada Mecliste idamlara karşı red oyu kullandığı gibi, idamların önlenmesi için Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a açık bir mektupla müracaatta bulundu.
Alevilerin anayasal ve yasal haklarının elde edilmesi için verdiği siyasal mücadelesinin yanında, hem Türkiye’de hem de yurtdışında özellikle Almanya’da bugünkü Alevi örgütlülüğünün altyapısının oluşturulmasında ciddi katkıları oldu.
Mustafa Timisi siyasal ve toplumsal mücadelesinde daima ülke bütünlüğünden ve barıştan yana, Atatürk ilke ve devrimlerine içtenlikle bağlı bir siyaset izledi. Sosyal demokrat bir iktidarın Türkiye’nin temel sorunlarının çözümünde yegane çıkış yolu olduğuna inanmaktadır.
Mustafa Timisi, yaşam öyküsünü ve siyasal mücadelesini “Biz Varız: Dün Bugün Yarın”, isimli anı kitabında toplamıştır.
