O tüm dünyanın takdirini kazanmış bir karikatüristti.
O Atatürk Devrimlerinin kök salmasına harç koyan bir usta idi.
O siyaseti sanatla birleştirip sempatikleştiren siyaset çizeri idi.
O derin kültürünü keskin zekası ve bilimsel aklı ile yoğurarak çizgilere döken bir düşünürdü.
O her karikatürü üzerine kitap yazılacak ya da belgesel yapılacak bir aydındı.
O halktan ve haktan yana iyinin, dürüstün, ezilenin, çalışanın sözcüsü, sevgi ve hoşgörü sahibi olmanın kısacası adam gibi adam olmanın örnek kişiliği idi.
O zulme, haksızlığa, adaletsizliğe, tembelliğe, sömürüye, emperyalizme, işbirlikçiye karşı dik duruşun semboli idi.
O Hacı Bektaş Veli öğretisini özümsemiş Enel Hak yolunu kavramış Hazreti Ali sofrasının yüceliğini benimsemiş bir insanlık anıtı idi. 2005 yılında Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinliklerinde açtığı sergide Hazreti Ali Sofrası konulu karikatürünü girişe ilk sıraya koymuştu. Bu sofrada neler yoktu ki. Eşitlik, fikir ve düşünce özgürlüğü, laikik, demokrasi, adalet, çağdaşlık, onur, uygarlık, hoşgörü sanat ve Cumhuriyet yerini almıştı.
O bu sofradakilere aşkla bağlı idi. Böylesine evrensel bir sofrayı karikatürde büyük usta sunuyordu. 35 adet karikatürünü sergiden sonra bana bırakmıştı. Bu karikatürleri Hacıbektaş’ta yapacağımız “Karanlıktan Aydınlığa İnsanlık Müzesinde” özel bölümde yer alacak ve onun düşüncelerini yaşatacaktır. Abdülcanbazı, gözlüklü sami ve arkadaşlarını gençler tanımaya devam edecektir. 2005 yılında Hacıbektaş’ta bana yatacak yer var mı? başkan dediğinde espri olarak algılamıştım. 2007 yılında bu istek yinelendiğinde çok heycanlandık. Geçen yıl noterlik yazılımı ile Hacıbektaş’a Alevi-Bektaşi gelenekleri ile toprağa verilmeyi istediğini gazete arkadışı Miyase İlknur’a bildirmişti. Hacıbektaş Halkı Büyük ustayı topraklarında bulundurmkatan onur duymakta sevgi ile kucaklamaktadır. 3 Hafta kadar önce 27 Şubat günü telefonla arayarak sağlığını sorup kendisini iyi hissediyorsa Hacıbektaş’a davet etmiştim. “O gözlerimi biliyorsunuz ayrıca evden dışarı çıkamıyorum demişti” Büyük usta bugün Hacıbektaş’ta aramızda, sonsuza uğurlanmak için, toprağa verilmek için geldi. Hakka yürüdü o yine eserleri ile yaşayacak güldüecek düşündürecek, eğitecek ve aydınlatacak. Ruhu şad olsun başta kederli ailesi olmak üzere tüm sevenlerinin hepimizin başı sağolsun. Gönlün hoş olsun büyük usta seni unutmayacağız.
Saygılarımla.
14/03/2010